Emir Doan | Kişiseli üzerine düşünseli
Emir Doan | Kişiseli üzerine düşünseli
Düşünseli

Küstün mü sen canım benim?

14Eyl

aska-kusmekGün geçmiyor ki ben yine bir yazı yazmak istemeyeyim, yazmayayım… Yine dizi izlerken geldi aklıma. Yine konuşacağız aşk, erkekler ve kadınlar üzerine. Her zamanki gibi aşk görünce saçmalayıp gö*ü başı dağıtıyoruz işte. Şaşırmıyoruz buna tabi ki…

Bugün bir şey okumuştum. Kalp beynin önüne geçiyor ibaresi dikkatimi çekti. Öyle değil mi sizce de? Yani bi’ yerden sonra onunla düşünmeye başlıyorsun. Onun kararları doğrultusunda hareket ediyorsun. Vicdanınla ve duygularınla yönetiyorsun kendini, öyle çözümlüyorsun her işini. Yaptıkların doğru mu yanlış mı orası büyük tartışma meselesi olur. Doğru olan senin kalbindeki, içindeki ferahlıktır aslında. Yanlışın azabını deden değil sen çekeceksin değil mi? Başını o yastığa koyduğunda düşünecek tek şeyinin saydığın koyunlar olmasını istiyorsan vicdanını her daim rahat tut kardeşim…

0 Like
282 Views
2 Comments
Read more
Grafik Tasarım

Türk Ünlülerin Tipografi ile İmtihanı

12Eyl

cicisler-tipografiYakın zamanda internette çalışmalarına rastladığım ve hemen ardından bizzat tanıştığım imrenilesi bir adamı tanıtmak istiyorum sizlere. Mizahi gerçekten yerine cuk oturmuş ve tasarımıyla da göz dolduran biri. Uğur Saraç, alkışlarla efenim…

Kim bu eleman? diyeninize cevaben; kendisi Türk internet aleminde yaptığı tipografi çalışmalarıyla ses getirmiş -ki bu ses en içten kahkahalar oluyor-, dizaynizma‘nın kurucu ortaklarından ve Türkiye’nin ender yeteneklerinden biri.

Ona ulaşmak isterseniz sırasıyla profil linkleri ki şöyle buyrunuz; facebook  &  twitter  &  béhance. Ayrıca aşağıda sergileyeceğim tipografilerinin tamamını tek sayfada görmek isterseniz portföye bekler kendisi muhtemelen sizi, di mi ağbi?

0 Like
273 Views
No Comments
Read more
Düşünseli

Hayatta neler kaçırıyoruz?

07Eyl

joshua-bell-metroda-kemanSabah yataktan kalkar kalkmaz oturdum bilgisayarın başına. Öncesinde ayılana kadar telefondan baktım bir sosyal medyaya, ne var ne yok diye. Facebook anasayfamda gezinirken liseden çok değerli bir hocamın paylaşımını gördüm ve okumaya başladım. Hatırladığım kadarıyla daha önce de okumuştum, ancak anlatılan olayın üzerinden 2-3 yıl geçtiği için unutmam olağan. Okuduktan sonra bu olaydan yola çıkarak bir şeyler karalarım belki dedim ve başladım tırmalamaya klavyeyi. Açtım müziğimi de, mis…

Yazıda anlatılan olayı kısaca özetleyeyim. Bizim Şehreküstü istasyonu gibi yoğunluktan ölen bir istasyon olan Washington DC istasyonunda yanda fotoğrafını gördüğünüz arkadaş kemanla 45 dakika boyunca 6 farklı Bach eseri çalmış. Eserler de oldukça çetin ceviz türden. Binlerce insan işe yetişme telaşından dolayı önünde durup dinlememiş bu adamı. Ara ara duranlar olmuş ki onlar da 3’er dakika ancak durabilmişler. Bazı çocuklar annelerine aldırış etmeden dinlemek istemişler, ancak annelerinin iş güç telaşına onlar da kapılmış olacak ki çekiştirmelere maruz kaldıktan sonra oradan ayrılmak zorunda kalmışlar. Bu süre zarfında toplam olarak 6 kişi çok kısa süre durarak, 20 kişi ise hiç durmadan yoluna devam ederek adama bahşiş vermişler. O günün hasılatı 23 dolar olmuş. Çalmayı bitirdiğinde her yeri sessizlik kaplamış ve kimse bitirdiğini anlamamış. Alkış da yokmuş üstelik. E ne var bunda? diyeceksiniz. Gelin devam edelim ön yargılarımızı kaldırarak.

0 Like
243 Views
No Comments
Read more
Düşünseli

Kızlar dengesiz mi? Evet mi? Evet!

05Eyl

love-is-a-lieUzun süredir kafamda dönüyor bazı düşünceler, her zaman olduğu gibi yani. Aycan sürekli yakınıyordu “biz kızlar neden badboys’lara hayran oluruz la” diye diye. Konu bu: kötü oğlanlar. Hacamat, bu hatun kısmı niye böyle? Yani bir tek ben düşünmüyorumdur herhalde bu konuyu ha? Hadi ama kamooon! Ya siz kızlar, diyeceğiniz ya da demek istediğiniz bir şeyler var mı? Niye oğlum niye? Sizi sevmeyen dangalakların peşine niye koşuyorsunuz? Bir kısmınız aklı götüne kaçmış, öyle geziyor. “Sana sevgisini veren şey sol göğüsünün hemen altında” lafını yanlış anlamış bağzı hanım kızlarımız ki, göğüsün altı olarak karın kasları ve baklava akıllarına düşmüş. Kışt ulan kışt!

0 Like
237 Views
No Comments
Read more
Düşünseli

O beni seviyor, o beni seviyooor!

03Eyl

sevgi-fotoğrafBu kadar sık bloga yazmak ne benim harcım ne de bir alışkanlığım, ama yaptırıyorlar be dayı… Bak mesela bu olmayanı yapma işi bugün ilk değil. Hatırına çiğ tavuk bile yenecek insanlar olur ya, O’nun hatırı için ıspanaklı börek bile yedim! Seviyorsak demek ki; yani O’nu, böreği değil.

Malumunuz, üniversiteye yerleşti bu sene zat-ı muhterem nihayetinde. Aslında istemiyordum. Bir sürü yeni insan, yeni çevre falan. Kıskancım oğlum n’apayım! İşte dedik ilk aşk ilk heyecan, daha ilk telaşına ortak olayım istedim. Dün biraz zorlamayla kabul ettirdim kendimi. Sen de istedin ama canım kabul et… :p Uludağ Üniversitesi’ne gittik sabah kayıt için. Bir de bana gece diyor, sabah erken kalkma ben gider hallederim. Arayıp hadi gel demez mi 08:45’te? Aradığı gibi kalkıp 10 dakikada jet gibi hızla saçlarımı yıkayıp hazırlandım ve çıktım evden. Şansıma alt komşumuz arabayla işine gidiyordu, geçerken metroya fırlattı beni.

0 Like
255 Views
No Comments
Read more
Maceralarım

Bir İstanbul Macerası: Vestival!

02Eyl

velvet-villains-vestivalHi guys! The Mentalist izlemekten artık konuşmam değişecek. Selam genşler. Yazı yazmak geldi içimden. Aman diyeyim, kötü düşünmeyin. Melankoliden yazmıyorum bu gece. Hatunla aramız iyi tü tü tü meaşallah! Ya dedim ben iletişimci adamım. E 3-5 güne fotoğraf makinem de geliyor. O zaman yeni kategori açalım! Sosyal biri olmamama, bilgisayardan yatmak için kalktığımda uyuyana kadar telefonla sosyal medyaya devam etmeme rağmen ayy çok sosyalsin yeaa =)) durumlarıyla karşılaşıyorum. Tamam, geziyorum. Konserlere gidiyorum da gündelik zamanda sıfırım anasını satayım!

İşte bundan mütevellit ben de Maceralar kategorimi açmış bulunuyorum. Bu yazı ile de siftahını yapıyorum sizlerle beraber a dostlar! Hep beraber göreceğiz ne halt yediğimi. Yazı bulamazsam geçmiş zamanlarda yaptığım maceraları da yazarım artık buraya, sen de okursun di mi?

0 Like
303 Views
No Comments
Read more
Düşünseli

Kim lan bu hayatımın kadını?

29Ağu

yuzuk-hayatimin-kadiniSon zamanlarda vaktimi gündelik işlerimin dışında kendime bu soruyu sorarak geçiriyorum. Kim lan bu hayatımın kadını?

Gündelik işlerimi uyku, yemek, günde -kesintili bir şekilde- +12 saat bilgisayar (dizi, tasarım, blog, müzik, sohbet) olarak belirteyim öncelikle. Evdeyim neredeyse her gün. Aklıma geldikçe de bunu düşünüyorum işte. Kim acaba, şu an kimle birlikte, sevgilisi var mı, evliyken bile unutamayacağı birisi oldu mu hayatında falan. Nasıl biri olacağını bile düşünüyorum ama kafamda asla biri canlanmadı.

Beynime pelesenk olmuş fikriyat hala duruyor. Her ne kadar fazla kafa yorsam da şu “hayatımın insanı” meselesinde kendi öz düşüncemden öteye geçemiyorum. Hani derler ya, herkesin kısmeti karşısına çıkacak diye. Benimkine kesin araba falan çarpmıştır, bi’ gelemedi salak! Evet, işte düşüncem bu eğik yazı sayın dinleyen. Bence sen şimdi diyorsun ki aga bu neyin kafası?

0 Like
789 Views
4 Comments
Read more
Sosyal Medya

Twitter Kullanım Rehberi 1

26Ağu

twitter-logoYeni bir haftaya girdik pazartesi ile. Pazartesi sendromu yaşamayan kesimdensinizdir umarım. Üniversiteye başladığımdan beri öyleyim ben, rahat marka bildiğin. Tatilin verdiği çok fazla olan boşluk hissiyatı yazı yazmaya sürüklüyor beni. Hep aklımda olan ama bir türlü aktaramadığım yazıyı yazmayı düşündüm. Twitter kullanım rehberini yani. İnsanlar artık facebook’tan çok twitter kullanır oldular, fakat onun hakkında bilmedikleri bazı şeyler var.

Detaylı olarak ve gerektiği kadar püf noktalarına değinerek görsellerle güçlendirilmiş şekilde sizlere bunları aktaracağım. Umarım bilmediğiniz bir şey vardır da sayemde öğrenmiş olursunuz. 🙂

0 Like
256 Views
5 Comments
Read more
Düşünseli

Bir insan düşünün ki…

24Ağu

seviyorum-merkez-behzat-cYok lan düşünmeyin. Zaten bu gece kıskançlığın uzayını yaşıyorum, bari siz yapmayın! Ha haksız da sayılmam, bu bir gerçek. Aklınıza getiremeyeceğiniz ızdıraplar çekiyorum. O ızdırapları çektiren kişiyi düşüneceğiz bu gece. Onunla ilgili konuşacağız. Ben rahatlamak amacıyla yazıyor olacağım bu yazıyı ama kulaklarımda hep şu sözler yankılanacak; “dünya dönüyor sen ne dersen de” …

Tamam ilişki namına bir şey yok. Sevmiyor da beni anasını satayım. Gram bir hissiyatı dahi yok. Ama gel gelelim, sıradan olan bendeniz Emir’e yaptığı şeyleri özel gibi hissettirse de aslında onlar özel değil. Ben özel sanıyorum tabi hep… Yani bana özel attığı fotoğraf olsun, bana sorduğu ileriye dönük özel soru olsun. HİÇBİRİ! Başka biri daha var. Seviyor onu. Lanet gitsin. Tamam, eyvallah ben de öyleyim, aynı kulvarda yürüyoruz aynı kişiye ama insan ister istemez kıyas batağının içine düşüyor.

0 Like
237 Views
11 Comments
Read more
Düşünseli

“Sevecek beni, çok sevecek” derken…

21Ağu

kafa-karisikligiUzun süredir yazmadığımın farkındayım. Hem aklımdan hem de davranışlarımdan seziyorum bunu. İçimde öyle bir sıkkınlık ve bunalmışlık var ki, zor dayanıyorum. Çok zor… Çünkü yazı için her zaman laps diye fotoğraf ve isim bulabilen ben, küfür ettim. Evet evet ettim. Ederek de buldum. Fotoğrafı aldığım kaynak sitenin sayaç istatistiklerine baksa sahibi kim bu gerizekalı der. Kafamı si*eyim yazdım ve aradım. Google da benimle aynı kafada olacak ki karşıma bunu çıkardı. Helal! İsmi bulma meselem de çok garip. İçimdeki dert bir yana, dinlediğim şarkı etkili oldu. Çok sardım bu şarkıya bu hafta. İçindeki bir sözü tam başlık düşünürken işittim kulaklığımın derinlerinden: “… sevecek beni, çok sevecek derken…“

Şarkı, laptopun ışığıyla aydınlanan koyu karanlık bir oda, dertler derya. Her şey hazırsa o halde başlayalım yazmaya değil mi ama? Dert ki ne dert…

0 Like
260 Views
6 Comments
Read more
4567891011

Hakkımda

about-me-image
Hoşgeldin, ben Emir. 2012'den beri kafama dank ettikçe burada bi' şeyler karalıyorum. Yolun düştüyse güzel bi' sebebi vardır, kalıcı misafirim olursun umarım. Keyifli okumalar dilerim! :)
Emir Doğan

Abone Ol

Yeni yazılarımdan haberdar olmak ister misin?

subscribe image background
Bu sitedeki tüm içerikler özgündür, kopyalanamaz.