Büyük ses getirmesinin ardından Twitter tarafından 100 milyon $ karşılığında satıl alınan uygulama Periscope, bir süre önce yalnızca iOS kullanıcılarına özel olarak piyasaya çıkmıştı. Yaklaşık 1 saat önce Android kullanıcıları için de Google Play Store’daki yerini aldı. Android kullanıcıları da artık uygulamayı Android işletim sistemli cihazlarına kurup canlı yayın yapabilecek. Android’de yarım kalan yayınlarınızı da devam ettirebileceksiniz. Uygulama şuan için mağaza aramalarında görülmüyor olabilir. Gün içerisinde karşınıza çıkacaktır.
Yaz yaz yaz bi’ kenara yaz bütün sözlerimi diyemedim kendime son birkaç aydır. Aklıma gelen ne varsa hiç not almadım. Normalde ya konu başlığı dank ederdi kafama ya da güzel bir resim bulur onu kaydederdim bilgisayara. Sonra da başlardım parmakları klavyeye vurmaya. Avareye estirir idim yani, bilirsiniz…
Hal böyle olunca yazamadım, içimde birikti. Yeri geldi bana değer veren eşe dosta anlattım da akıttım zihnimden bunları. Kafadan kurtuluşu olmadı mı beni fena kurcalıyor bunlar. Sonra gece gece tribe girip birilerine kuruluyorum ki sorma gitsin!
Selamun aleyküm ağalar! Şuraya tek kelam döşemeyi özlemişim hakikaten. Yazmadım, yazamadım; sebebi de bi’ o kadar ilginç… Boşluk! O kadar çok boş vaktim oldu ki, nasıl doldursam da bir şeylerle uğraşsam diye düşünmekten hiçbir şey yapamadım. Bu sabah uyanıp Fatih’i uğurladıktan sonra ikinci part uyku için moda girmişken blog geldi aklıma. Konu bile çizmiştim kafamda fakat uyku hali, unuttum. Ben de size başka bir şey anlatmak istedim. 3 fikirdaş: Eda, Anıl ve Selin.
Bu arkadaşlarımla aynı fakültedeyiz. Gizliden gizliye aynı bölümdeyiz bile diyebilirim. Zira Konuşan Kitaplar’dan dolayı herkes beni Halkla İlişkiler öğrencisi sanıyormuş. Oysa ki emirdoan anlı şanlı Gazetecilik neferi!
Düşünüyoruz, o halde varız. Hatta insanız. Gerçi insan bedeninde olan herkes insan değil ya; fazla şaapmayalım o konuyu şimdi. Asıl mesele düşünce sistemimiz biraz da. Neremizle düşünüyoruz? Kaba etiyle düşünenlerin bol olduğu bir dünya zamanında yaşadığımız için alternatifimiz fazla. Bunlar saygı körü insanlar. Bir de gönül körleri var. Asıl meselemiz onlar. Beyinleri yerine kalpleriyle hareket ederler. Ayakları yerden kesilmiş, varlığını tamamen aşık olduğu veyahut kendisine ait hissettiği kişiye adamışlardır.
Merhaba efenim. Teknoloji üzerine güncel olayları yakaladığım gibi yazmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2 saat önce de bir olaya tanıklık ettik. Geçtiğimiz aylarda Facebook tarafından satın alınan WhatsApp’ta ne gibi yenilikler yapılacağı merak konusuydu. İşte meraklar çok güzel bir sonuç doğurdu. WhatsApp artık bilgisayarlardan da kullanılabilecek! Kullanmak için ufak tefek zorunluluklar da var tabi. Bildiğim kadarıyla şuan sadece Android, Blackberry ve Windows Phone kullanıcıları faydalanabiliyor. iOS güncellemesi ne zaman gelir bunu zaman gösterir.
Seelamun aleeyküüüm!!! N’aber? Gelmedi sizden bi’ haber… Final dönemi malum, ne kadar iyi olabileceksem o kadar iyiyim ben de, n’olsun. Bursa’da olsam motivasyon tavan yapardı da hep İzmir’in berbat soğuğundan bunlar biraz da. Başıma 1 haftada neler neler geldi bir bilsen… Anlatıyorum, dinle!
Yılbaşı tatili 4-5 gün diye babamdan telefon geldi. Final öncesi moral olur belki diyerek Bursa’ya çağırdı beni. Kafa rahat daha iyi çalışırım sınavlara diye düşünmüş. Yorulmayayım dedim, çalışmazsam da pişmanlık duymayayım dedim. Ta ki salı gününe kadar… Salı günü herkesten kar fotoğrafı gelmesin mi? Orada kafayı yedim ben…
Yılbaşına kaldı tam 1 hafta. Geçen günlerde yazdığım Yeni yıl klişesi: 2014’den geriye kalanlar başlıklı yazımda 2014 yılında kaybettiğimiz değerli sanatçı ve ünlülerimizi ele almıştım. Aralarına yurt dışından isimleri de eklemiştim tabi. Bugün de 2014 yılında geride bıraktıklarımızdan birini, Google aramalarımızı kaleme almak istedim. 2014 yılı boyunca Türkiye’de yapılan aramalar, en çok aranan dizi/filmler, merak edilen ünlüler, araştırması yapılan olaylar neler onlara bir göz atalım.
Merhabalar efenim. Bloga yazmayı özlediğimi fark ettim ödül töreninden sonra ve devam etme konusunda kendimi silkelemek istedim. Nitekim 1 hafta içerisinde 2. yazımı yazıyorum ahanda. Konu olarak da gündemden bir şeyler yazmak geldi aklıma. Malumunuz, yeni yıl kapıda. Bugünü saymazsak 12 gün sonra son demlerinde olacağız 2014’ün. 2014 size kim bilir neler getirdi, sizden de neler götürdü bilmiyorum. Fakat bana o kadar çok şey getirdi ki…
Şuan yaşadığım her şeyde 2014’ün parmağı var neredeyse. Bana getirdiği şey çok dedim, götürdüklerini düşününce kısmen de olsa bir şeyler götürdüğünü anımsar gibiyim. Allah büyüğünü vermesin, çok şükür büyük kayıplarım olmadı. Ama ülkece büyük kayıplarımız oldu. İşte, bir klişe haber olan 2014’den geriye kalanları; hayata veda eden ünlüleri kaleme alacağım… (Fotoğraflarını görmek için isimlerine tıklamanız yeterli olacaktır.)
Peeeh! Buraya yazmayalı bi’ hayli olmuş; affola! Blogum ile Aydın Doğan Vakfı (ADV) tarafından bu sene 26.’sı düzenlenen Genç İletişimciler Yarışması’na katılmıştım. Nitekim bir süre önce finalist olarak ilk 3’e girdiğimi ve ödül almaya hak kazandığımı da öğrenmiştim. Ancak ne hikmetse buraya bi’ türlü yazamadım bu sevincimi. Sosyal medyada kaldı sadece.
Ve o an geldi! 11 Aralık Perşembe günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Aydın Doğan Vakfı 26. Genç İletişimciler Yarışması‘nda İnternet Yayıncılığı-Blog kategorisinin 1.’si oldum!


