0

Sakın geç kalma; erken gel…

sakin-gec-kalma-erken-gelSelamun aleyküm! Gelmek demişken, şu yazımı okumama ihtimali olanları varsayıp hatırlatayım; bu aralar Google’dan deli gibi ziyaretçi çekiyor, okuyun! Neyse, gecenin bir vakti sıkılmışlık seviyemin yükselmesi üzerine bir şeyler parçalayayım dedim. Sebebi ziyaret malum o yüzden. Konu bulma hususunda bayağı bir köreldiğimi fark ettim. Nasıl olduysa artık, zorlandım ne yazsam diye düşünürken. Son vizeye geldik, vizeye de 2 gün var ve ben bunaldım. N’apıyoruz, n’apıyoruz; bilmiyoruz, bilmiyoruz… O zaman ben de dedim ki; yollar dodge’un bastır koçum!

Klasik konu bulma yöntemim olan görsellerden yürüyeyim dedim. Mini arşiv sayılabilecek klasörü açtım ve karıştırmaya başladım. En dikkat çekeni ve üzerine düşünülmemiş olanı buydu. Geç kalmak…

Görselde “herhangi bir konuda her ne yapılacaksa bir an önce yapılmalı” yazıyordu. Haklıydı da. Çünkü bir yerden sonra bazı fırsatlar kaçıyor elden. Gerçi bazı değil, erken yapılmayan çoğu şeyde güzel fırsatlar kaçıyor ya, pek şaaapmayalım şimdi biz onu.

Aceleci olmak güzel bir şey olmayabilir, fakat geç kalmak da en az onun kadar kötü biri. Zamanına bırakmak aslında tam olarak şu; yapılması gereken şeyin tam zamanında yapılması. Yani sen akışına bırakıyorsun ama zaten o gereken zamanında tam nokta atışı hamleni yapacaksın. Ama işte bazen bir tık önden gitmek de işe yarıyor gibi bir şey. Çözemedim şuan düşüncelerimi.

Aceleyi severim, ecele gitmediğim sürece. Zamanın ne göstereceğini de bilemediğim için genelde kendi zaman çizelgemi kendim belirler ve hamlemi yaparım. Çünkü olması gereken de budur. En son bunu yaptığımda her şey iyiye gidiyor derken karşı taraf yüzünden direkten döndük ya, ne diyelim; hayırlısı… Tabi bu en son dediğimin üzerinden 2,5 yıl geçtiğini de var sayarsak bu konuda pek bir şey olduğum söylenemez.

Bazen elinde olmayan mücbir sebeplerden dolayı elini çabuk tutamayabilirsin. Tutmaya çalışsan da iş lehine sonuçlanmayabilir. Bu durumda hiçbir şey yapmadan akışına bırakacaksın. Seçeneğin var mı başka? O bahsettiğim olayda kartlarımı açık oynayıp bir an önce yapmaya çalıştım. Ufak olumlu dönüşler aldım ama amuda kalkarak ebeme de selam çaktım diyebilirim. Tabi kısa bir süre sonra; sert bir viraj etkisi yaratmadı şükür!

Neyse, gecenin bu saati kafam açmaza girdi diye zaten bir şeyler karalayayım dedim. Bu cümleye kadar bir şey anlamadıysanız çok şaaapmayın; benim de anladığım söylenemez. Sadece bunu da bir an önce yapmış olmak için yazıyorum; hepsi bu…

Emir Doğan

Bursalı. Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü öğrencisi. Afiş tasarımcısı. Amatör fotoğrafçı. Kafasına dank ettikçe blog yazarı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir