1

Sevin anasını satayım!

cesaretin-var-mi-askaMasumane değil mi resim? İki çocuğun saf, berrak ve karşılıksız sevgisi. Bu dünyada eşi benzeri pek olmayan, yer yer varlığını yitiren bir kavram oldu artık aşk. Aşktan kasıt tabi ki saf ve karşılıksız olan sevgi. Karşılık giren her şey zaten kötüleşmiyor mu? Çıkar ilişkisine bürünüyor aniden. Yazık ediyor kendine. Konu neydi, ne yazacaktım inanın hiç bilmiyorum. Yazacak tek adres vardı, gerekenleri söyledik zaten bugüne kadar. Söyleyemediysek de bir sebebi vardır elbet. Bizim bile bilmediğimiz bir sebep… Önemli olan o adresten neler duyduğumuz. Duyamadıysak şayet, o zaman sıkıntı büyük azizim…

Hayatında bazı şeyleri ilk defa yapar, bazı duyguları ilk defa tadarsın. O kadar toysundur ki ne olduğunu, nasıl olduğunu tam manasıyla anlayamazsın bile. Hatta bazen eline gözüne bile bulaştırırsın. Tabi kimse bardak kırık diye su içmekten vazgeçmiyor di mi? Vazgeçmek yok. Olana kadar, ölene kadar… Sevmeye devam!

Kelimeler anlamsızdır ve unutulur. Sessizliğin tadını çıkar… Mı acaba? En büyük cezadır aslında susmak. Konuşsak belki her şey tam da istediğimiz gibi olacak. Ama buna cesaret edemiyoruz… Gerçi sessiz olarak da anlatırsın kendini. Fakat doğru mu yanlış mı bilemezsin. Emin misin değil misin? Kafan ne kadar karışık? Ne denli istiyorsun? Yüreğin ne kadar inanıyor? Çok fazla soru… Boğulma riski yüksek.

Konuşmak kadar güzel şey yoktur.

Konuşmak, anlaşmak.

Yer yer bakışmak.

Bazen sadece bakmak.

Senin için güzel olan o gözlere, içi gülen o gözlere bakarsın.

Bakar bakar dalarsın.

Korkmadan açılırsın gözlerinin derinliğinde.

En güzel şey de budur senin için.

Kendini bulursun orada.

Sevin ya. Şüphe duymadan sevin. Karşılık beklemeden sevin. Aşık olun. Yeri gelince köpek gibi sevin. Üzmeyin. Üzerseniz de ne halt yediğinizi bilin. Cezanızı çekin. Ama sevin. Sevene kıymet verin. Dünyanın en güzel müziğini dinlermişçesine mutlu olun. En güzel yemeği yemişsiniz gibi keyiflenin.

Güldürün.

O karış karış güzellik dolu yüzünü güldürün.

Onun tüm gülüşlerini siz hak edin.

Kurak toprağı yeşertecek kadar güldürün.

O gülünce dünya gülsün.

Şimdi sevgiye ihtiyacımız var. Gün ışığı gibi; sevgiye ihtiyacımız var.

Cennetin dünyaya yansıması oluyorsun. Sen gül yeter ki. Sadece bana gül. Sen gül ki baharın anlamını yeniden yazalım…

Emir Doğan

Bursalı. Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü öğrencisi. Afiş tasarımcısı. Amatör fotoğrafçı. Kafasına dank ettikçe blog yazarı.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir