2

Genç İletişimciler’den ödüllü blog!

26-aydin-dogan-genc-iletisimciler-blog

Peeeh! Buraya yazmayalı bi’ hayli olmuş; affola! Blogum ile Aydın Doğan Vakfı (ADV) tarafından bu sene 26.’sı düzenlenen Genç İletişimciler Yarışması’na katılmıştım. Nitekim bir süre önce finalist olarak ilk 3’e girdiğimi ve ödül almaya hak kazandığımı da öğrenmiştim. Ancak ne hikmetse buraya bi’ türlü yazamadım bu sevincimi. Sosyal medyada kaldı sadece.

Ve o an geldi! 11 Aralık Perşembe günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Aydın Doğan Vakfı 26. Genç İletişimciler Yarışması‘nda İnternet Yayıncılığı-Blog kategorisinin 1.’si oldum! Continue Reading

0

Tam ortasındayım; varlığınla yokluğunun…

varligin-yoklugunTürkiye’de çok az kişinin şarkı sözleri beni etkiler. Bu kişilerden ikisi var ki can evimden vururlar. Biri rahmetli Aysel Gürel, diğeri ise Sezen Aksu. Türkiye müzik piyasasında çoğu sanatçının seslendirdiği şarkıların sözleri, yer yer müzikleri bu iki dev isme ait. Aysel Gürel’den Firuze tamamen içimi okuyan, beni bana şarkıyla anlatan bir şarkı gibi geldi. Sözlere ilk başlarda dikkat etmesem de o tınısı yetti bana. Aynı şekilde sözleri Sezen Aksu’ya ait olan Hakim Bey şarkısı da Mehmet Erdem’in sesinden hoş geliyor kulağımıza. Ama orada iki dize var ki, tam hislerime tercüman olacak cinsten…

Sussan olmuyor, susmasan olmaz;

Dil dursa hakim bey, tende can durmaz… Continue Reading

2

Cesaretten bir adım sonrası; aşk!

cesaret-ve-askNasılsınız ihtiyarlar? Biliyorum, arayı açtım biraz. Yazacak vakit yok, yazacak konu varla yok arasında. İlk fırsatımda yazmaya sözüm vardı kendime. İzmir’deki yeni evimizin temizliği 2 gün fena hırpaladı beni ve yarısı bitmedi bile. Bu akşam kıçım yer gördü de dinleniyorum adam akıllı. E durmuyorum, yazıyorum. Yazdıranlar sağ olsun babacım!

Bu yazımda esin kaynaklarım oluyor demiştim. Bu seferki o yazıma yorum yapan bi’düşün, yani Aycan! Hatun yazıyor arkadaş. Cana yakın, sevecen, cimcime bi’ insan. He blog konusunda beni bi’ o kadar da içten içe teşvik eden de o yani. WordPress kalp Aycan diyorum başka bir şey demiyorum. Yaptığı temalar falan hep şaheser. Ve tamamen el işi, hanımeli yani. Önünde eğilirim be kızım nesin sen diyorum bazen. Bi’ de çok seviyorum kendisini, çünkü bloguma ondan başka yorum yazan yok! :D Continue Reading

2

Hayat neler gösteriyor bize?

deli-sorularBu yazı sanırım yazdığım en uzun yazı olacak. Aycan gibi ben de uzun döşeyeceğim satırları bu gece. Hatta ona tavsiye ettiğim Radyo Fenomen’in Fenomen Clubbin’ podcastlerinden 10 Ağustos gecesine ait olan kaydı dinleyerek yazacağım. Leyla ile Mecnun’da da dendiği gibi, olaylar olaylaaarrr

Bugün gayet iyi bir gündü benim için. Hayatımda arkadaş, dost olarak en üst rütbede sevdiğim insanların sayısı 2 elimin parmakları etmiyor. Onlardan 4 tanesiyle koca bir gün geçirdim. Onlar sayesinde iyi oldu zaten.

Nurbanu’nun doğum gününü bayram dolayısıyla rötarlı kutladık. Seda biz 3 erkeği yine çıldırttı. Pasta dilimi Onur’a az kesilmiş olarak geldi. Mert’in fotoğraf makinesinin şarjı dayanamamıştı falan. Kutlamadan sonra hep beraber FSM Bulvar’ına geçtik. Nurbanu’nun doktor işini beklerken McDonalds’ta dondurma yeyip makara yaptık biraz. Seda da iyi tırstı ha. :) Oradan Nurbanu’ların eve geçtik, güzel bir makarna ve çiğ köfte ziyafeti yaptıktan sonra koyu sohbetle devam ettik gırla muhabbet olan geceye. Continue Reading

0

Aslında;

askSana aşık değilim. Daha o duyguyu ömrümü bile adamaya hazır olduğum bir kızda yaşayabildim. O da olmadığına göre bu hayatın iplerini eline alacak kimse yok demektir. Neden sen almayasın?

Şöyle bi’ düşündüğümde, ciddi manada beni istemeden de olsa kızdırıp üzebiliyorsun. Belki biraz da ben kafama takıyorumdur. Bazen bunu bilerek de yapıyorsun ama sana normal geliyor işte. Ama bazen de öyle şeyler yapıyorsun ki, -dün olduğu gibi- anlık şeylerle, anlık heyecanlarla dünyanın en mutlu adamı yapıyorsun beni. Hal böyle olunca da seni sıkı sıkı sarıp, sana sarılıp bulutların üzerine çıkarasım geliyor.

Benim için ulaşılmaz bir zirvedesin belki. Ama derin düşününce, içeriden hissedince benim için yaptığın en ufak hareketin, ettiğin en ufak lafın bile kalbimdeki kelebek yuvasına afilli bir tokat atıp tüm kelebekleri pır pır uçuruyor. Continue Reading

0

Ne Biliyoruz Lan Biz?

düsünceOturdum balkonuma, sahura kadar ‘ramazan hangover‘ı yapayım dedim. Ne olacak canım, çekirdek kola falan. Kolası eksikti bu akşam, ben de Bursa manzarasına nazır balkonumda mis gibi Uludağ havasıyla takılayım dedim. Keyif sürerken bir yandan da güzel müzikler dinliyorum. Sonra aklıma blog geldi. Böyle ortamda insanın yazası gelir, ben niye yazmıyorum lan? diye düşündüm kendi kendime. Tabi, hemen aklımıza böyle efkarlı ya da hüzün, sevgi, aşk yüklü şarkının eşlik edişiyle ipe boncuk dizer gibi kelimelerin satıra dizileceği geliyor değil mi? Thrift Shop dinleyip çekirdek çitleyerek yazıyorum buraya işte. Her şey tamamdı, bir sendin noksan dedim birden. Ne yazıcaktım lan ben? Düşündüm, düşündüm bir şey bulamadım. Sonra dedim ki “ne biliyoruz lan biz?“…  Continue Reading

0

Sen Ona Unutmak Demişsin

so-many-bitchesHer seferinde aynı terane. “Unut, aramızda bir şey olamaz. Senin için aynı şeyleri düşünmüyorum ama ben.” Sen ona unutmak demişsin ama o ne ki? Ulan ben Bursa sokaklarına meydan okuyabilen bir insanım. Mermiye kafa atar misali bilmediğim sokaklarda, semtlerde dolaşıp izimi buluyorum ben. Seni ilk gördüğümde üzerinde ne varsa hatırlıyorum, bana ilk dediğin şeyleri belki de. Seni ilk gördüğümde saat kaçsa biliyorum. Sen bana ne dediysen harfiyen aklımda. Sen kalkmış bana kalbini al çıkar, at yere, bas üstüne, ez geç de unut beni diyorsun. Zaten unut diyerek kalbimin tam orta yerine işiyorsunuz. Benim yapmama ne ‘hacet’ (!) değil mi ama? Ulan unutmak değil de, aklımı kilitledin yine. Yazamadım bir şey. Hayır yani iyi olsa da durum kilitliyorsun, kötü olsa da kilitliyorsun. Kısacası beni benden alıyorsun be buddy!

0

Yeni kategori: Beynim Ne Diyor?

Felsefe ve Edebiyat sevmeyen, bir de sınavlarda yapamayan birine göre oldukça iyi yazdığımın farkına varıyorum bazen. Hatta öyle bir yazıyorum ki, karşımdaki insan şaşı bak şaşır modeline geçiyor. Ben de karar verdim, artık bu konuşmalarımı, düşünsel çıkarımlarımı yazı olarak buraya aktarayım. Zaten blog tutma alışkanlığım fazla olmadığı için, her ne kadar hadi kanka bugün yaz bee desem de kendime olmuyor. Bari bu şekilde yazı yazmış olurum… Hep beraber okuyalım bakalım düşünsel neler çıkmış beynimden?

0

Yeni isimle; yine yeniden…

Emir Doğan | Paylaşımın Dibi - Bir başka WordPress sitesiUzun süredir blog işleriyle -kişisel manada- uğraşmıyordum. Ancak hem canıma tak etmesi, hem de sınav maratonunun bitmesi üzerine yeniden doğmaya karar verdim. Geçen seneye göre tek değişiklik, isim. Web adresimin uzantısı “.org” du. Ancak “.com” ile blog yayınına devam etmeye karar verdim. Yaşadığım her şeyi, yaptığım her işi, üzüntüleri, kırgınlıkları tek tek yaşayacağım burada bir daha. Kötü şeyleri tekrar yaşamak istemez belki kimse. Ama onları yine görüp ders çıkarmak da gerek… :)