6

“Sevecek beni, çok sevecek” derken…

kafa-karisikligiUzun süredir yazmadığımın farkındayım. Hem aklımdan hem de davranışlarımdan seziyorum bunu. İçimde öyle bir sıkkınlık ve bunalmışlık var ki, zor dayanıyorum. Çok zor… Çünkü yazı için her zaman laps diye fotoğraf ve isim bulabilen ben, küfür ettim. Evet evet ettim. Ederek de buldum. Fotoğrafı aldığım kaynak sitenin sayaç istatistiklerine baksa sahibi kim bu gerizekalı der. Kafamı si*eyim yazdım ve aradım. Google da benimle aynı kafada olacak ki karşıma bunu çıkardı. Helal! İsmi bulma meselem de çok garip. İçimdeki dert bir yana, dinlediğim şarkı etkili oldu. Çok sardım bu şarkıya bu hafta. İçindeki bir sözü tam başlık düşünürken işittim kulaklığımın derinlerinden: “… sevecek beni, çok sevecek derken…

Şarkı, laptopun ışığıyla aydınlanan koyu karanlık bir oda, dertler derya. Her şey hazırsa o halde başlayalım yazmaya değil mi ama? Dert ki ne dert… Continue Reading