6

Her şey yalan, bir tek sen gerçek…

yalanHer şey yalan anasını satayım ya… Evet evet, her şey. Yeri geldi mi sevgi bile… Bu sevgiyi sadece gönül ortaklığı ya da aşk olarak düşünmeyin. İnsan canım dediği kişinin bile ağzına şuursuzca sıçabiliyor. Hem de hissetmeden ve zorlanmadan… Ağır geliyor değil mi? Yapamaz diyorsunuz, gönlü el vermez onun diye düşünüyorsunuz. Yok kardeşim öyle değil işte. Ben tescilledim. 10 gün tuvalete çıkamayan biri gibi çok da iyi sıçıyor.

En kötüsü de her şeyden sonra olayı yavana atmak, atmaya çalışmak. Sıçıp üzerine tüy dikmek yani anlayacağın. Kolay mı peki? Kolay mı sanıyorsun? Her şey ‘sen’ mi? Senin etrafında dönmüyor bu dünya arkadaş! Hepimiz bu dünyada bir kuluz. Senin beni, bizi incitmeye hakkın yok! Bu bünyeyi yaralamaya hakkın yok! Belki kendim kaşındım, sana fazla alıştım. Belki ben geldim sana. Açtım tüm kapılarımı, tüm kalbimi. Can-ı gönülden sevdim seni. Ama böyle olması bu hakkı mı verir sana? Sende de kalp var. O da çalışıyor, işe yarıyor. Kullandın mı? Allah o kalbi sana hisset diye verdi. Sev diye verdi. 

Bazen ne güzel diyorsun; senin beni ne kadar sevdiğini ve bana ne kadar değer verdiğini biliyorum, diye. Çok güzel ama bu yetmez ki… Kalbin varsa hissedeceksin. Duygusuzum diye kaçamazsın. Yüzleşeceksin. Duygusuz olamazsın bi’ kere, buna imkan yok.

Aslında tüm mesele sen. Sendeki ben, benlik. Sadece sen, senin içinsin. Sen ne istiyorsan, sen ne hissediyorsan, sen ne düşünüyorsan o. Başkası? Çevrendeki insanlar mesela…

Hani bir sözü varmış Mevlana’nın, 7 öğüdünden de biriymiş. Sana da söylemiştim;Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa?

Emir Doğan

Ege mezunu mektepli gazeteci ve buraların paşası. Yazıyorsam bir sebebi var, okuyorsun çünkü...

6 Comments

  1. Yalan her şey. Hayat, aşk, her şey bir tek o gerçek o doğru. Yanılan üzen hep sensindir. O kalbini de kırar, yalnızda bırakır, umursamaz da seni, anlayamaz senin ona ne kadar değer verdiğini. Bunu görmek istemez. Sonra da ne olursa olsun onun hatası yoktur. Bir şekilde bir bahaneyle sıyrılır işin içinden.

  2. Kanka her zaman “standart” takılıp, olanları “siktir ederek” yaşamak istemişimdir. Ama hiçbir zaman olmuyor. Gönlümüz ille ‘kayıyor’, sahip çıkamıyoruz…

  3. Bende öyle her şeyi bırakıp bir kenara çekilmek, yalnız başıma kalmak, ne var ne yoksa siktir edip gitmek istiyorum ama bir yandan da kopamıyorum, bırakamıyorum gönlüm el vermiyor. Korkuyorum daha kötüleşmekten.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir